Köşe yazılarıma dön

KÖŞE YAZISI / Paşavizyon

Sarsıldık en derinden acıdı insanlığımız

Aslında bu ay farklı bir yazı ile karşınızda olmak için planlar yapmıştım. Sizlere sanatın iyileştirici, kapsayıcılığı, sarıp sarmalaya en müsait enstrümanlardan biri olduğu hakkında bir makale hazırladığım sıralarda büyük bir sarsıntı tıpkı bu planımı ertelediği gibi birçok hayalin de son bulduğu, umutların yitirildiği anları getirdi bize. Ne demişler; Hayat sen planlar yaparken karşına çıkan şeydir. Çok doğru bir söz. Tüm planlarımız kısa ve uzun vadede ki hayallerimiz bu sarsıntı ile gömüldü gitti. Ancak tek gömülenin hayallerimizin olmadığı, insanlığımızın, kültürümüzün bize verdiği özelliklerinde artık yok olduğunu gördük bu sarsıntı ile. Belki de dünyada eşi görülmemiş bir felaketi yaşayan ülkemizde sosyal medya üzerinden yapılan alaycı paylaşımlar, hala siyaset yapma derdinde olanlar, yıkılmış bir binada mahsur kalan afetzede ile dalga geçerek bunu milyonlarla paylaşanlar, yıkılan süper marketten televizyon çalanlar. Biz ne zaman bu kadar çürüdük. Ne ara en çok övündüğümüz birlikteliğimiz bu derece dejenere oldu. Hangi ailede büyümüş bir çocuk sosyal medyada bu derece acımasız ve alaycı bir videoyu paylaşmayı düşünebilir. Nasıl bir yokluktan gelen insan onca ihtiyaç malzemesi arasından bir televizyonu çalmayı düşünür. Yıkıntılar altındaki onca insan varken, yıkım alanı Hollanda’nın yüz ölçümüne eş değer olan bir faciada enkaz altında kalan insanları düşünerek üşümekten utanan insanların çoğunlukta olduğu bu toplumda uyumaktan sıkılanlar, acıktım diyemeyen insanlar hala çoğunluktayken bu duygularımızı çocuklarımıza, gençlerimize neden aktaramadığımızı bir düşünmeliyiz. Elbette birkaç istisna bunlar ama inanın gün geldiğinde bizim gibi hissedenler istisna olarak kalacaktır. Afet bölgesine yardım kolileri hazırlarken mayo, bikini, saten iç çamaşırı göndermeyi uygun gören kafaların içinde acaba yardım etmek mi var yoksa evde bulunan eskilerden kurtulmak mı? Sosyal medyada henüz yardımın ulaşmadığı yerleri sıralayan bu insanlar afet zedelere yardım etmek mi istiyorlar yoksa günü siyasallaştırıp buradan nemalanmak mı istiyorlar. Her şeye her yönden bakabilirsiniz ancak en çok birliğe ihtiyacımız olduğu günlerde, devleti eleştirmek, eksikleri ayyuka çıkartarak hedef haline getirmek afette zarar görenlere hiçbir faydamızın olmayacağı kesin. Yabancı kurtarma ekipleri ülkemize gelerek yardımda bulunsa da diğer taraftan basılı medyalarında ‘Artık tankları göndermenize gerek kalmadı’ gibi abuk sabuk manşetlerin atılması bu ülkenin tüm vatandaşlarını bizlere düşman kılmaz. Eksiklerin olabileceği, birçok can kaybının yaşanabileceğini göz önünde bulundurarak yapacağımız paylaşımları olumlu hale getirerek Afetzedelere daha fazla yardımcı olabiliriz. Yüz yılın üç büyük depreminden ikisini ardı ardına yaşadığımız Kahramanmaraş ve diğer illerdeki vatandaşlarımızla, yurttaşlarımızla hep beraber SARSILDIK. Ama tüm acıları Hep beraber SARACAĞIZ…DEVLETİMİZ ve MİLLETİMİZ VAAR OLSUN…

BİR SONRAKİ SATIR

3 dk okuma

Çocuk olamamak...

Yaşadığımız şehirlerde yapacağımız binalar için genelde yeşil alan tabiri ile ayrılan yerler genelde belediyeler tarafından gezi parkına veya oyun alanlarına çevrilmekte. Lakin günümüzde bunlara ne kadar gerek olduğu epey bir sorgulanabilir…

Paşavizyon · Köşe yazısı
3 dk okuma

Geleceğimizin teminatları

Yarın ne olacağını bilmeden yaşadığımız süreç boyunca hep gelecek için çalışmaktayız. Ne getireceğini bilmeden çaba sarf ettiğimiz gelecek için niye bunca çabayı sarf ederiz. Elbet çocuklarımız için. Onlar ki; gelecekte bizden kalanları…

Paşavizyon · Köşe yazısı