KÖŞE YAZISI / Paşavizyon
Derdimiz Sanat yapmak mı? Yoksa Sanatı yok etmek mi?
MERHABALAR saygıdeğer Paşavizyon Gazetesi okurları. Zorlu bir Covid sürecini geride bıraktığımız şu günlerde normalleşmenin getirdiği huzurla bir kez daha Sanatın ve Kültürün özlemini yaşadığımızı hissediyoruz. 1 Temmuz itibariyle kapalı olan Tiyatro salonları ve Sinema salonlarının açılacak olma olasılığını düşünmek ise seyircisini, izleyicisini ve sanatçısını mutlu etmiştir. Sanatın güzel bir ivme kazanması birilerini mutlu ettiği gibi birilerini de mutsuz ettiği doğrudur. Bunun nedenini gelin birlikte ele almaya çalışalım. Bir sanatçı ortaya bir sanat eseri çıkarırken “acaba ben ne yapıyorum” diye kendine sorması gerekmiyor mu? Ya da bunun karşılığın da “ben kimleri üzerim, kimleri kırarım, kimleri mutlu ederim ya da kimlere zarar veririm” demez mi? İşte bunları düşünmeyen birisinin ortaya koyduğu sanata sizce ne denir oturup düşünmek gerekir. Son dönemlerde sanata bakış açısı sanatçının ne düşündüğü değil, yatırımcısının ne düşündüğü önem teşkil eder hale gelmiştir. Şimdi bu şekilde ortaya çıkan bir sanat eseri (Dizi, Film ve Tiyatro Oyunu) Sanat yapmakmıdır? Yoksa Sanatı yok etmekmidir? Sanata yatırım yapmak için piyasanın havasını koklayan, sanatın tek harfinden dahi anlamayan yatırımcılar, ciddi şekilde sanata zarar vermektedir. Tespit ettikleri ya da her sene olduğu gibi; halkın önüne çıkardıkları balon şöhretlerinden bir grup oluşturup “işte size bu sene izleyeceğiniz dizi, sinema filmi ve tiyatro oyunları” diyerek bizleri bu sanattan yoksun görsellere mahkum bırakıyorlar. Bu işlerden en zararlı çıkanlar yine Konservatuar mezunları ve bu işe yıllarını vermiş sanatçılar oluyor. Her yönetmenin kendi oyuncu kadrosunun olduğu , her özel Tiyatronun sadece kendi çevresindeki dostlarını tiyatrosuna dahil ettiği ya da Şehir Tiyatroları ve Devlet Tiyatrolarındaki aynı kadroların hiç değişmediği gerçeği yeni mezunların önünü kesmekten başka bir durum oluşturmadığını bilmemiz gerekiyor. Bu işlerin eğitimden geçtiği gerçeğini kabul eden gençler artık okullarını bitirip kendilerini arkası dolu olmayan saçma sapan yarışmalarda buluyorlar. İşin en acı tarafı da o yarışmalardaki seçilen bu pırıl pırıl gençlerin karşısına çıkarılan jüri üyeleri sanatı severek okuyan gençlerimizin zihinlerine, sanattan uzak kalmaları için sarf etttikleri sözleri yerleştiriyorlar. Yani velhasıl değerli Paşavizyon okurlarımız, derdimiz sanat yapmaksa; İŞİ EHLİNE BIRAKANLARDAN OLALIM. “Bizim derdimiz Sanatı yok etmek” diyorsa birileri? ONLARA BU PRİMİ VERMEYENLERDEN OLALIM… Sanatla kalın...
BİR SONRAKİ SATIR
Adına yakışır bir AKM olacak
ATATÜRK Kültür Merkezi, 1969 yılında Devlet Opera ve Balesi ile Devlet Tiyatrolarının eserlerini icra etmesi amacıyla açılmış, 1970 yılında meydana gelen büyük yangın sonrası tekrar onarılarak 1977 yılında Atatürk Kültür Merkezi (AKM) adını…
Paşavizyon · Köşe yazısı27 Mart Dünya Tiyatro günü sessiz sedasız
ULUSLARARASI Tiyatrolar Birliği tarafından ilk defa 1961 yılında kutlanmaya başlayan Dünya Tiyatro Günü o günden beri aralıksız olarak kutlanıyor. Her yıl 27 Mart günü ITI merkezleri ve dünya çapında tiyatro grupları tarafından pek çok ulusal…
Paşavizyon · Köşe yazısı